Özel Arama
GAZETELER DERGİLER TELEVİZYON RADYOLAR HABER VİDEO E-DEVLET PAYLAŞIM

Oto Rehberi

Seyahat Rehberi

Spor Rehberi

Finans Rehberi

İl Rehberi

Link Rehberi

Meyve Ağaçları Ana Sayfa

Ananas

Armut

Avokado

Ayva

Badem

Böğürtlen

Ceviz

Döngel - Töngel

Dut

Elma

Erik

Fındık

Greyfurt

Hurma

Hünnap

İğde

İncir

Kayısı

Kestane

Kiraz

Kivi

Kızılcık

Limon

Malta Eriği - Yeni Dünya

Mandalina

Muz

Nar

Nektarin

Portakal

Şeftali

Üzüm

Vişne

Yeşil Elma

Kara Yemiş

Zeytin

 

KESTANE MEYVESİ - KESTANE AĞACI

  Kestane, Kestane Ağacı, Chestnut, Castanea  

Kestane Ağacı ve Kestane Meyvesi: (Castanea)

 

Kestaneler Fagaceace (kayıngiller) familyasının Castanea cinsine mensupturlar. Kestanelerin bilinen 13 türü genellikle kuzey yarım küresinin değişik bölgelerine yayılmışlardır. Bu türlerin doğal yayılma alanları Doğu Asya ( Çin, Kore, Japonya), Türkiye, Güney Avrupa ve Kuzey Amerika’dır.
 

Kestane ağaçları, güzellik, barınak ve yakacak için dünyada 4000 yıldan beri  yüksek, serin ve yağışı bol bölgelerde yetiştirilmektedir. Verimliliği, hasatının kolaylığı, yeme için hazırlığının basit olması ve az çok gelir sağlaması insanları kestane yetiştirmeye sevk etmiştir. Anadolu kestanelerinin de içinde bulunduğu C. sativa türünün gen merkezlerinden biridir. Yayılış merkezinin neresi olduğu kesin olarak bilinmemektedir.


Anadolu’nun bu türün anavatanı olduğu ihtimali kuvvetlidir. Eski Yunanlı ve Romalı Yazarlara göre Kestane M.Ö. 5. Yüzyılda Anadolu’dan Yunanistan’a buradan da Güney İtalya ve İspanya’ya götürülmüştür. Rubner’e göre Kafkaslar, Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Doğu ve Güneydoğu Yugoslavya, Kuzey İtalya, İspanya kestanelerinin (C.sativa) doğal yayılış alanlarıdır. Bu doğal yayılış alanları dışında kestane, Fransa, İsviçre, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İrlanda’da kültür bitkisi olarak yer almıştır.


Kestaneler deniz seviyesinden itibaren genel olarak 700-800 m. yüksekliklere kadar yetişebilirse de bu durum çeşitli ekolojilere göre değişiklik göstermektedir. Örneğin; Anadolu’da 1390 m. İspanya’da 1625 m. Kafkaslarda 1800 m’ye kadar yükselen arazilerde yetişebilmektedir.


Kestanenin odunu düzgün yapılı ve çürümeye dayanıklıdır. Bir çok yapı işlerinde, elektrik direklerinde ve demiryolu raylarının döşenmesinde kullanılıyordu. Çiftçilerin ziyafetlerinde geyik, karaca, sülün v.s. gibi hayvanlarla birlikte mutlaka kestane pişmiş veya pişmemiş olarak yer alırdı (Jaynes, 1979). A.B.D.’de büyük kıtlık esnasında başlıca yiyecek kestane olmuştur. Bu dönemde evcil ve yabani hayvanların beslenmesinde çok önemli bir yiyecek idi. Hatta A.B.D.’deki yabani hindilerin neslinin tükenmesi kestane ormanlarının tükenmesine bağlanmaktadır.


Sert kabuklu meyvelerde genellikle yağ oranı yüksek olduğu halde kestanede karbonhidratlar daha fazladır. Kestane meyvesi normal koşullarda %40-45 su, %3-6 protein, %3-5 yağ, %40-45 karbonhidrat, %1,3 kül bulunmaktadır. Kestane eski zamanlardan beri insan beslenmesinde karbonhidrat kaynağı olmuştur. Ayrıca C ve A vitaminlerinin de olduğu kaydedilmektedir.


Kestanelerin kimyasal bileşimi genel olarak diğer sert kabuklu meyvelere göre daha uygundur. Çoğu sert kabuklu meyvelerde yağ miktarı ezme güçlüğü yaratır ve ekşime sebebi olarak gösterilir. Diğer taraftan kestanelerin yağ oranı düşük kültür çeşitleri kızartma ve haşlama ile kolaylıkla hazmedilebilir. Bu nedenle birçok rejim reçetelerinde kestane bulunmaktadır. Kestanelerin; meyve, şekerleme ve kereste olarak kullanımının yanı sıra meyve kabukları tanin üretiminde, yaprak ve çiçekleri ilaç ve kozmetik sanayinde
kullanılmaktadır.

 

Kaynak: Dr. İlhan ÖZKARAKAŞ / Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

 

KESTANE YETİŞTİRİCİLİĞİ: İklim isteği, toprak isteği, anaçları, döllenme biyolojisi, fidan çeşitleri, bahçe tesisi, bahçelerin yıllık bakım işleri, budama, hasat, depolama, hastalık ve zararlıları ile ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayınız;

 
 

© 2015 E-Yaşam Rehberi  |  Hakkımızda  |  Bize Yazın  |  Sitene Ekle  |  Gizlilik Bildirimi  Kullanım Şartları