Ağrı Şehir Rehberi

ağrı dağı

Ağrı Hakkında

İlin Adı: AĞRI - (Ağrı ilinin 7 adet ilçesi vardır.)

Ağrı İlçeleri: Doğubayezit, Diyadin, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay, Tutak

Ağrı Plaka Kodu: 04

Ağrı Telefon Alan Kodu: 472

Ağrı Nüfusu: 539.657

Ağrı Bölgesi: Doğu Anadolu

Ağrı, Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, farklı kültürleri bünyesinde yaşamış onlarca tarihi yapıyla dikkat çekmektedir. Ağrı, 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Cümhuriyet Döneminde, 1927 yılında il merkezi olmuştur.

Ağrı Şehrinin Adını Nereden Alıyor ?

Türkiye’nin en yüksek dağı Ağrı’dan alır. . Eski dönemlerde Karakilise, Ararat ve Karaköse olarak anılan şehir Orta Asya’dan gelen kavimlerin geçiş noktasında olmuştur.

Malazgirt Savaşı’nın hemen ardından Türklerin eline geçen Ağrı’ya 1071 yılından çok önceleri, Selçuklu Oğuz Türkleri çevreye sık sık akınlar düzenlemiş ve bölgenin egemeni olmuşlardır. Bugün Ağrı ilinin üzerinde bulunduğu topraklar, 1071 öncesinde Büyük Türk Hakanlığı’na katılmıştı.

İ.Ö. XV. Yüzyılda Hurri-Mitanni krallığının kuzeydoğu ucu Ağrı’ya uzanıyordu. Merkezi Van’da olan Urartu Krallığı, yüzlerce yıl bu bölgeyi elinde tutmuştur. İ.Ö. XIII. Yüzyılda Kimerler de Kafkasya’dan gelmiş ve yöreyi ellerine geçirmişlerdir. Daha sonraki yüzyıl, İran egemenliği dönemidir. Sami Asurlular ve Babilliler buralara pek sokulmamışlardır. Yine İ.Ö. I.V. yüzyılda Büyük İskender, İran İmparatorluğunu yıkmış, bütün Anadolu ile birlikte çevreyi Makedonya Krallığına Katmıştır. İskender’in ölümünün ardından Ağrı ve yöresini İran asıllı Ermeni kralları istila etmişler ve çok geçmeden Partlara bağlanmışlardır. I. ve II. yüzyıllarda Anadolu’nun büyük bir kesimine sahip Romalılar, Partlarla çekişmişler, sonunda Fırat ve Torosların batısına çekilmişlerdir.

Partları III. Yüzyılda Sasaniler izlemiştir. VIII. Yüzyılın ortalarında İran İmparatorluğuna son veren Müslüman Araplar, Hazreti Osman Döneminde buraları da fethetmişlerdir. Türklerin gelmesinden önce Bizans, Müslümanlarla karşı saldırıya geçmiş, etki gücünü de buralara dek yaymış bulunuyordu. Türkler, XI. Yüzyılda Bizans egemenliğini yıkmışlardır.

1877—78 Türk-Rus Savaş’ında Ağrı toprakları Ruslar’ın eline geçmiştir. Ayastefanos Anlaşması, Bayezit’ı Rusya’ya bırakmışsa da anlaşma yürürlülüğe girmemiş ve birkaç ay sonra imzalanan Yeni Berlin Anlaşması ile Bayezit Türkiye’ye geri verilmiş fakat savaş tazminatının bir kısmına karşılık olmak üzere Kars, Artvin ve Batum Rusya’ya bırakılmıştır.I. Dünya Savaşı boyunca da bu bölge Rus istilası görmüş. Ermeni çetelerinin eylem alanları durumuna getirilmiştir.

Ağrı, Türklerce Türkiye’nin en yüksek doruğuna verilen addır. Ağrı’nın “Eğri” den bozulma olduğu anılır. Çünkü, Türkler eskiden Ağrı Dağı’na Eğri Dağı da derlerdi. 1932 yılında Türkiye ile İran arasında yapılan “sınır tashihi” nedeniyle Ağrı Dağı bütünüyle Türkiye sınırları içine alınmıştır.

Ağrı'nın Çoğrafyası

Ağrı Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilimizdir. Doğusunda Türkiye ve İran Sınır, batısında Muş ve Erzurum, kuzeyinde Kars, güneyinde de Van ve Bitlis illeri vardır. İl, deniz seviyesinden 1640 m yükseklikte kurulmuştur. Ağrı'nın yüz ölçümü 11.376 kilometre karedir.

Ağrı ilinini ortasından en büyük akarsu Fırat Nehri’nin ana kollarından biri olan Murat Nehri geçer. Yöre,üç yerden volkanik yapıdaki yüksek dağlarla çevrilidir. Bunlar 3.000 metre yüksekliği aşan Kösedağ. Aşağı Dağ, Ziyaret Tepe, Hana Dağı, ve Aras Dağlarıdır. Ağrı ilinin büyük bir kısmını oluşturan dağlar genellikle sıra dağlar şeklinde görülmektedir. İli kaplayan dağlar Alp-Himalaya volkanik dağ sisteminin devamı olarak, doğu-batı doğrultusunda ve iki kol halinde görülmektedir. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Büyük Ağrı Dağı Doğubayazıt ilçesi sınırlarında olup kuzeydeki Büyük Ağrı Dağı (5.137 metre) yükseklğe sahiptir. İkincisi ise güneydoğudaki 3.896 yüksekliğinde ki Küçük Ağrı Dağı’dır. Ülkenin güneyinde, Türkiye’nin en aktif yanardağı olarak bilinen Tendürük Dağı (3.533 m), Aladağ (3.351m), Muratbaşı (3.519m) ve Bozdağ (2.516m) yer almaktadır. Ağrı merkeze yaklaşık 18 km mesafede bulunan Bubi Dağı önemli yükseltilerden bir başkasıdır.

İlin Çukur eksenini Murat Irmağı vadisi boyunca birbirinde dar boğazlarla ayrılmış küçüklü büyüklü ovalar Eleşkirt, DoğuBayezit ve Patnos Ovaları’dır.

İl sınırları içinde 2.250 metre yükseltide Balık Gölü ve DoğuBayezit’ın kuzeyinde Şeyhli-Demilke de vardır.

Ağrı Mevsimler ve Hava

Ağrı, iklim bakımından Türkiye’nin en karasal ve sert iklimli bölümüne girer. Kışlar çok sert geçer. Sıcaklık, yaz ayları ortalarında 21 derece dolayındadır. Ağustos aylarında kısa süreliğine 39 dereceye çıktığı da oluyor. Temmuz ve Ağustos ayları dışında yağmur sıkça yağar. Rüzgar bakımında hava genelde esintilidir. Hava, yılın 90 günü güneşli, 185 günü parçalı bulutlu, 90 günü de kapalı ve yağışlı geçmektedir.

Ağrı'nın Ekonomisi

Ağrı da halkın geçimi genelde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Ekonomi en fazla hayvancılık ve hayvan ürünlerine dayanır. Yayla ve meralarda yetişen hayvanlar ve bu hayvanlardan elde edilen ürünler, il ticaret hayatında önemli rol oynar. Şehir merkezine yakın köylerde arıcılık ta yapılır. Ağrı nın toprak ürünleri bakımından da ekonomiye katkısı azdır.

Madenler: Ağrı ilinde asbest, kükürt, ponzataşı, tuz, maden suyu, sıcak su kaplıcaları, çimento taşı, kireç, tuğla ve kiremit hammaddesi ve Eleşkirt’te Linyit yatakları vardır. Ayrıca az mikdarda mermer yataklarına da rastlanmaktadır.

Ağrı Karayolu Ulaşımı:

Doğu Anadolu Bölgesi'nde ulaşımı sağlayan ana yolların bir kısmı il sınırları içinden geçer. Ağrı'yı Asya'ya ve Erzurum üzerinden Orta ve Batı Anadolu'ya bağlar. Çevre ile ve ilçelerden Ağrı ya ve Ağrı dan çevre il ve ilçelere düzenli karayolu ulaşımı olduğu gibi, büyük şehirlere de her gün karşılıklı otobüs seferleri bulunmaktadır.

Ağrı Otogarı Telefon Numarası: 0472 215 18 25

Ağrı Havayolu Ulaşım:

Şehir merkezine 18 km uzaklıkta olan, Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı kentteki tek hava yoludur. Ağrı Belediyesi'nce uçak saatlerine uygun olarak ayarlanmış Belediye otobüslerince, ticari taksilerle ve hususi araçlarla yapılmaktadır.

Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı Telefon Numarası: 0472 216 04 02

Ağrı Gezilecek Yerler

Ağrı, Doğu Anadolu Bölgemizin tarihi ve kültürel değerlerini en iyi yansıtan birçok doğal ve tarihi güzellik bulunduran şehirlerimizden biri olmasıyla gezilecek yerleri de bulunmaktadır. Küçük bir şehir olmasına rağmen her aradığınızı bulmakta zorluk çekmeyip, istediğiniz yeri de kolaylıkla bulabilir ve ziyaret edebilirsiniz.

Ağrı Dağı

Türkiye’nin en yüksek dağıdır. Zirvesi 4 mevsim boyunca erimeyen kar ve takke buzulu ile kaplı volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı, Türkiye’nin doğu ucunda, Ağrı ilinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Dağ, İran’ın 16 km batısında ve Ermenistan’ın 32 km güneyindedir. Ağrı dağı 5137 metrelik rakımıyla, Türkiye’nin en yüksek doruğudur. Ağrı Dağı iki zirveden oluşur. Bunlar 5137 metrelik Atatürk Zirvesi (Büyük Ağrı) ile 3898 metrelik İnönü Zirvesi’dir. (Küçük Ağrı). 4000 metreye kadar bazalt daha sonra sonraki yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özellikleri gösterir. Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır ve Türkiye’nin en büyük buzuludur.

Ağrı Dağı’nın Tarihi: Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufan’dan sonra burada bulunduğu yolundaki varsayım nedeniyle de Ağrı Dağı önemli bir yer teşkil etmektedir. Bir inanışa göre, Eski Ahid’teki Tekvin babında Nuh’un gemisi’nin karaya oturduğu dağ bu dağdır. Fakat, Kuran’ı Kerim’de Nuhun gemisinin “Cudi’ye oturduğu” belirtilmektedir. 1950’li yıllarda, havadan çekilen fotoğraflardaki gemiye benzeyen şekiller Nuh’un gemisinin bulunduğu yönünde yorumlandı, ancak daha sonra bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.

Ağrı’da Dağcılık Tarihi: Marco Polo’nun hiçbir zaman çıkılamayacak dediği dağa ilk tırmanış, kayıtlara göre 9 Ekim 1829’da Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İlk kış solo tırmanışı ise 21 Şubat 1970’te Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. 1980’li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağı’nı ziyaret etti. Ağrı’ya tırmanış 1990 yılında yasaklandı. 1998’de Dağcılık Federasyonu’nun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı. Güney yüzünden yapılan tırmanışlar “klasik rota” olarak nitelendirilir ve Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden başlar.

Nuh'un Gemisi'nin İzi: Türkiye-İran transit yoluna 3,5km uzaklıkta bulunan ve Ağrı Dağı'nın güneyinde Telçeker ile Meşar Köyleri arasında doğal bir anıttır. Bu anıt gemiye benzer siluet şeklindedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, gemi kütlesinin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özeliğiyle 3657 sayılı kararı ile 1987'de burayı doğal sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına almıştır. Geminin kalıntısını Kuşbakışı olarak görülecek bir yere turistik niteliklere sahip bir kafeterya yapılmıştır.

İshak Paşa Sarayı

Dünyanın değerli yapılanlarındandır. Doğubayazıt’ ın 7 km. güney doğusunda, Eski taş duvarların içinde görülen boşluktur, sarayın kalorifer tesisatı andıran merkezi ısıtma Bayezit’a ve ovaya hakim yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş, pek çok bölümleri olan komple bir saraydır. Birinci Dünya harbine kadar Bayazıt Sancağı bu saraydan yönetildi. Sarayın yapımı 1685 yılında Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlanılmış, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’ te (99 yılda) tamamlanmıştır.

Saray iştihamı, yaptıran paşanın çevreye ve Merkezi Devlet’e karşı gücünü göstermek istediği anlaşılmaktadırsistemiyle ısıtıldığını göstermektedir.

Yapımı bir çok efsane ve hikayeye konu olan İshak Paşa Sarayı; Osmanlı döneminde Ağrı’ da yapılan en büyük ve en önemli mimari eserdir. İshak Paşa Sarayı, geleneksel Türk mimari karakterinde ve Selçuklu mimarisi biçiminde bir yapıdır. Bu yapılar topluluğunda Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin öğeleri yanında, Avrupa sanatının Barok üslubunun etkileri de görülmektedir. Zamanın en modern ve ileri anlayışı ile yapılmış olup, genel hatlarıyla Türk kültürünün özelliklerini taşır.

Bir Osmanlı Dönemi Yapısı İshak Paşa Sarayı Görkemli özel mimarı yapısı, anıtsal taç kapıları, haremi, salamlığı, cami ve yüzlerce odası ile görülmeye değer bir şah eserdir. Sanki bir saray değil, tüm heybetiyle canlı bir tarih, her tarafı sır dolu bir efsanedir. Bu görkemli yapının mimarı meçhuldür, onun için halk, sarayın yapımı ve tarihi hakkında bir çok efsane anlatır. Bir kartal yuvasını andıran ve çevresiyle ahenk oluşturan bu muazzam yapıya hayran kalmamak elde değil.

İshak Paşa Sarayı Mezarlığı ve Mezarlığılık Mescidi: Mezarlık iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm mezarlık mescidine bitişik konumda olup kuzeyden güneye doğru hafif genişleyen yamuk dikdörtgen biçimindedir. İkinci bölümün kuzey duvarına da zemin oluşturulmuştur. Mezarlığın doğu duvarı boyunca uzanan yolun açılması sırasında bu bölümdeki duvar yıkılmış. Yapılan kazılarla doğu duvarının temeline inilerek duvar dokusu ortaya çıkarılmıştır. Hafriyat temizlenerek doğu bölümde yer alan mezarlar gün ışığına çıkarılmıştır. Yapılan kazı ile ikinci bölüme ait kazı çalışmaları sırasında saraya ait su yolunun künklerine rastlanmıştır.

Çolak Abdi Paşa Türbesi: İshak Paşa Cami’ nin güneyinde Selçuklu tarzına uygun olarak, iki kat halinde yapılmıştır.

Ağrı Cami ve Kaleleri

Doğubayazıt Kalesi: Doğubayazıtın 5km doğusunda bulunmaktadır. Bugün için harap bir vaziyet arz . etmektedir. Yapanı ve yaptıranı bilinmeyen kalede, Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar bulunmaktadır.

Bayazıt Cami: Orta bölümde tapınak ve mağaralar mevcuttur. Kalenin Urartular tarafından yapıldığı sanılmaktadır.

Bayezit Eski Cami: DoğuBayezit'ın doğusunda, Kalenin güney eteğinde bulunmaktadır. Cami, muhtemelen Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılmıştır. Caminin taç kapısı üzerindeki onarım kitabesinden H.1096 (M.1687) 'da onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Cami, değişik renklerdeki taşların karışık bir biçimde kullanılmasıyla yapılmıştır.

Diyadin Kalesi: Diyadin ilçe merkezinin güneyinde, Murat Irmağı'nın kıyısındaki kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi, Uzun Hasan oğlu Ziyaüddin tarafından yaptırıldığını belirtmektedir. Kale, yapılış tarzı ve kullanılan malzeme bakımından Urartu kalelerine benzemektedir. Bugün harap bir vaziyettedir.

Avnik Kalesi: Koçbaşı Kalesi olarakta bilinen yapı Diyadin ilçe merkezine 29 km mesafede, Yankaya (Ali Hido) mezrasında, Aladağ'ın yüksek bir yerindedir. Sadece temelleri günümüze gelebilmiştir.

Kuje Kalesi: Avnik Kalesi'ne yakın bir yerde bulunan küçük çapta bir kaledir. Günümüze kalıntıları ulaşabilmiştir.

Anzavur Tepe (Patnos Kalesi): Patnos ilçesinde yer almaktadır. Urartular'dan kalma antik bir kenttir. Saray, tapınak ve bina kalıntılarının olduğu tespit edilmiştir. Kale Kral Menua ve I.Argişti, tapınak ise İspuını zamanında yapılmıştır. Oldukça harap olan kentten günümüze. Ancak tapınak,kale ve bazı binaların kalıntıları ulaşmıştır.

Girik Tepe (Değirmentepe): Patnos ilçesindedir. Urartular'a ait bu antik kent, Kral Menua ve oğlu I.Argişti dönemlerinde kurulmuştur. 1960-1963 yılları arasında yapılan kazılar neticesinde, yanmış bir iç avlu, taht odası, salonlar, kiler ve mutfak ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca buradan çok sayıda yüzük, küpe, bilezik, kemer, mühür, Altın ve tunçtan yapılmış süs eşyaları elde edilmiştir.

Tokluca Kalesi: Diyadin ilçe merkezine 19 km uzaklıktaki Tokluca köyünde bulunmaktadır. Yapıda yer altına inen merdivenler mevcuttur. Ancak bu merdivenli yolun nereye ulaştığı bilinmemektedir.

Kızılziyaret Kalesi: Balıklı Göl yakınlarındaki aynı adı taşıyan köyde bulunmaktadır. 1918 yılında yöre terk edilip barınak ve kale surları tahrip edildiğinden dolayı, kale harap bir görünüm arz etmektedir.

Küpkıran (Harebegöl) Kalesi: Merkez ilçenin 20 km uzağında yer alan Yukarı Küpkıran ile Güneysu köyü arasında bulunmaktadır. Kale Harabegöl Kalesi olarak ta bilinir. Kalenin kimin tarafından, hangi tarihte yaptırıldığı bilinmemektedir.

Pazı Kalesi (Eyüp Paşa Kalesi): Küpkıran köyü ile Kalender köyü arasındaki kaledir. Ağrı Ovası'na hakim bir tepe üzerinde kurulan kale oldukça tahrip olmuş, tanınmayacak bir hale gelmiştir.

Toprakkale: Eleşkirt'e 14 km mesafedeki antik kenttir. Urartuların burada bir kale yaptırdıkları ve küçük Arsaklılar'ın burayı yeniden imar ettikleri bilinmektedir. Tamamen harap bir hale getirilmiş, kale burçları ve bazı duvar kalıntıları günümüze gelebilmiştir.

Toprakkale Camii: Cami ile aynı adı taşıyan Toprakkale köyünde bulunmaktadır. Cami üzerinde yer alan kitabeden, 1684 yılında Mirza bin Abdi Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Cami, kare planlı, tek kubbeli bir plan arz etmektedir.

Havaran Kalesi: Hamur ilçe merkezinden geçen derenin 100m yukarısında sarp bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Kale Selçuklu Devleti'nin son zamanlarından kalmadır. Osmanlı-Rus savaşlarında ve daha sonraları kale tahrip edilmiştir.

Şoşik Kalesi: Hamur'un Karlıca (Şoşik) köyünde yapılmış kaledir. İlçe merkezine 34 km uzaklıktadır. Kalenin yapım tarihi bilinmemesine karşın, Akkoyunlular'dan kaldığı sanılmaktadır. Tahrip edilmiştir. Kaleye ulaşan blok taşlardan yapılmış merdivenler bulunmaktadır. Kalenin alt tarafında, ayrı olarak yapılmış bir ibadethane vardır.

Karlıca Kız Kalesi: Karlıca köyünde, Şoşik Kalesi'nin 2 km doğusunda bulunmaktadır. Şoşik Kalesi beyinin, burayı kızı için yaptırdığı söylenmektedir.

Kan Kalesi: Tutak'ın 15 km batısında yer alan Dönertaş (Kalekul) köyü yakınlarındadır. Kale harap bir vaziyette olup, temel seviyesinde günümüze ulaşabilmiştir. Kalenin başka bir adı da Kale-i Hum'dur.

Zencir Kale: Tutak yakınlarındaki Katavin Dağında bulunmaktadır. Bugün yıkık durumda olan kale hakkında bir çok efsane ve söylenti vardır.

Ağrı Kiliseleri

Üç Kilise: Taşlıçay'ın 18 km doğusunda yer alan bugünkü Taşteker köyüdür. Kutsallığı M.Ö.'ye dayanır. Arsaklı Türkleri burada Bagavan adında bir Güneş Tapınağı yapmışlardır. Sonradan Ermeniler tarafından bir manastır inşa edilmiştir. Ancak bahsedilen ve diğer tarihi değerler yok edilmiştir. Ermenilerin yaptırdığı manastır, 1950 yılında sökülmüş, taşları Ağrı Merkez Camii'nin yapımında kullanılmıştır. Nuh Peygamber'in mezarının burada olduğuna ilişkin bir inanışta vardır.

Karagöz Kilisesi: Tutak'ın 26km batısındaki Dayapınarı (Noktulu) köyü yakınlarında bulunmaktadır. Kilise kayalara oyularak yer altına yapılmıştır. Kiliseye, merdivenlerle inilmektedir. Bezer bir kiliseye Hamur'un Beklemez köyünde de rastlanılmaktadır.

Ağrı Mağara ve Kümbet'ler

Meya (Günbuldu) Mağaraları: Diyadin ilçe merkezine 12 km uzaklıktaki Günbuldu köyündedir. Kayalara oyularak yapılmış, barınma yerleri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar oldukça ilgi çekicidir. Barınarak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir. Tahrip edilmiş günümüze mihrap, haçlı taşlar ve mezarlar kalmıştır.

Buz Mağarası: Küçük Ağrı Dağının güney eteğinde, Hallaç Köyü'ne 3km uzaklıkta bulunmaktadır. Doğal bir anıt durumundaki mağara elips biçimli bir yapıdadır. Mağara içinde bazalt lavlar, kayalar ve bir kaktüs büyüklüğünden insan büyüklüğüne varan bir çok buzdan dikitler yer almaktadır. Bu buz dikitler ışıkta renk renk yanar döner bir görünüm almaktadır. Mağara kış aylarında sıcak, yaz aylarında ise; bir buzdolabı kadar soğuktur. Balık Gölü: DoğuBayezit'ın Sinek Yaylasında bulunur. 2241m lik rakımı ile yurdumuzun en yüksekte oluşmuş gölüdür. Alabalık ve sazan balığı boldur. Taşlıçay'a 40km'dir. Sandalla gezilir. Gölün ağaçlıklı çevresi, yörenin dinlenme yeridir. Suyu tatlıdır. Gölün ortasında, üzerinde tarihsel kalıntılar bulunan 4 dekar genişliğinde küçük bir ada vardır.

Hamur Kümbeti: Hamur ilçe merkezinde yer almaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeden, sadece 1802 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı Kümbetlerinden farklı bir planlama gösterir. Yapı dikdörtgen planlı olup,içten aynalı tonoz,dıştan balık sırtı şeklindedir. Kümbet içerisinde İshak Paşa'nın torunlarından İbrahim Paşa'nın ve ailesinin mezarları bulunmaktadır. Mezar taşları , bitkisel motifler, sekiz kollu yıldız ve arapça yazılar ile süslenmesine karşın, bunlar tahrip edilmişlerdir.

Ağrı Kaplıcaları

Diyadin Kaplıcaları: Diyadin ilçesinde bulunmaktadır. Diyadin Kaplıcaları, Yılanlı. Davud, Köprü kaplıcaları olmak üzere üç bölüme ayrılır. Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan'ın oğlu Ziyaeddin Bey, binlerce seneden beri kullanılagelen bu kaplıcaların civarında ilk tesisleri kurmuştur.

Davut ve Köprü Çermikleri: Sularının özellikleri bakımından birbirlerine benzemektedir. Köprü çermiğinin tortuları Murat Nehri üzerinde tabii bir köprü meydana getirdiği için bu isim verilmiştir. Demir, kükürt, sülfat, kalsiyum ve bikarbonat bakımından zengin olan bu kaplıcalar romatizma, cilt hastalıkları ile nefrite iyi gelir. Suyun sıcaklığı 60-70 derecedir. Çevresindeki Murat Nehri ve Kudret Köprüsü ile güzel bir manzara oluşturan Diyadin Kaplıcaları, yaz aylarının en çok rağbet gören yerleridir.

Dambat Kaplıcası: Ağrı'ya 5km uzaklıktaki Yolluyazı (Dambat) Köyü'nde, Murat Irmağı kıyısında bulunmaktadır. Deri ve romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.

Meteor Çukuru: DoğuBayezit'ın 35km doğusunda, İran sınırına 2km uzaklıkta, Gürbulak sınır kapısı ile Sarı Çavuş (Gürveren) Köyü arasındadır. Alaska'dakin den sonra dünyanın en geniş göktaşı çukurudur. Meteor çukuru, 1913'te düşen bir göktaşı sonucunda oluşmuştur. Genişliği 35m, derinliği 60m'dir. Toprağa gömülü göktaşının üzeri bir Toprak tabakasıyla örtülüdür.

Ağrı Şenlik ve Festivalleri

Hem Ağrı Dağı’nın eteğinde uçan güvercin olmak isteyenler hem de ve eğlenceli vakit geçirmek istiyenler için festivaller iyi bir seçim olacaktır.

Ehmedi Fani Kültür Sanat ve Turizm Festivali: Ağrı‘da yapılan bu festivalde; doğal, tarihi ve turistik yerleri tanıtmak, tiyatro, ödüllü dünya sineması gösterimi, şehrin ünlü filozofu Ehmede Xani’nin yaşamı, kişiliği, eserleri ve bilinmeyen yönlerinin açığa çıkması, Ehmedi’nin ülke turizmindeki yeri ve önemi, şiir dinletisi ve halk konserleri gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor. (21 Haziran, Ağrı)

Ağrı İli Kurtuluş Şenlikleri: Ağrı’nın düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü olan 15 Nisan 1918 her yıl çeşitli etkinlikler ve yoğun katılımla coşkuyla kutlanıyor. (4-5 Nisan Merkez/Ağrı)

Ağrı Bal Festivali: Ağrı’da İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından, SERKA ve Arı yetiştiriciliği Birliği iş birliğiyle 2. Bal Festivali düzenlendi. Festival yerel sanatçı tarafından söylenen müzik dinletisi, halk oyunları ekibi gösterisi ve bal üreticileri arasında ödüllü yarışmalar düzenleniyor.

Ağrı'da Ne Yenir?

Doğu Anadolu’nun yemek kültürü dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Halk gelirini genellikle hayvancılıktan elde etmesiyle kırmızı et üretimi yaparken tüketimini de yapmaktadır. Ağrı’nın yöresel mutfağı da kırmızı etten yapılan lezzetli yemekleriyle meşhurdur.

Abdigör Köftesi: DoğuBayezit ilçemizde yaygın olan bu köfte, içli köfteye benzer.Yöremizin en lezzetli yemeğidir.

Gosteberg Et: Tereyağı, soğan, salça ve aynı addaki ot harmanlanıp hayvan postuna doldurulur ve nemli toprağa gömüldükten sonra üzerinde ateş yakılarak pişirilir ki, buna buğulama da denir.

Selekeli (Saç Kavurma): Taze oğlak veya kuzu eti, sarımsaklı yoğurt ve tereyağından yapılır.

Alabalık: Balık Göl’ü, Çuma Çayı ve derecik sularında bulunan kırmızı pullu kızıl alabalıktır.Tadından öte kırık, çıkık gibi ortopedik tedavilerde ilaç olarak da kullanılır.

Beyaz Bal: Binbir renk ve çeşitli kokulardaki yayla çiçeğinden elde edilir.

Haşıl: İnce yarma önce bulamaç şeklinde pişirilir. Sonra ortası havuz gibi açılır ve üzerine tereyağı konur. Çevresine ise sarmısaklı yoğurt gezdirilir. Haşıl ortasına açılan yağ havuzu nedeni ile ayrı tabaklara bölünmez ve tek bir kaptan yenir.

Hengel: Buğday unundan hazırlanan hamur bir süre dinlendirilir, yufka şeklinde ince olarak açılır ve kareler şeklinde kesilir. Kaynar suda haşlandıktan sonra süzülür ve bir tepsiye çekilir. Üzerine sarımsaklı yoğurt veya hengel sosu dediğimiz yöremize has kurut isimli bir malzeme ezilerek dökülür yine içinde küçük soğan parçacıkları kavrulmuş tereyağı dökülerek servis yapılır. Bekletilmeden ve soğutulmadan yenmesi gerekir.

Kuymak: Önce bir tavaya kaymak konulur ve ısıtılır. Daha sonra alabildiği kadar Mısır unu veya buğday unu konularak sürekli bir biçimde karıştırılır. Biraz su dökülerek karıştıralak pişirilir.

Kete: Mayalanmış hamurun, yufka seklinde açılarak doğrudan sacın üzerinde pişirilmesidir. Yufkadan kalın lavaştan ince olduğu için yöremize özeldir.

Pişi (Bişi) Erdek: Mayalanarak yoğrulan hamur, biraz bekletildikten sonra, elle hafif ekmek boyutuna getirilinceye keder çevrilir, yuvarlak hamur kızgın yağa atılarak kızarıncaya kadar pişirilir.

Yalancı Köfte: Bulgur, kabuğu alınmış buğdayın öğütülmüşü ve un karıştırılıp misket haline getirilen köfteler su,salça ve yağ karışımında kaynatılmak suretiyle yemeye hazır hale getirilir.

Ayranaşı: Kabuğu alınmış buğdayın güzelce suda kaynatılıp, ayran eklenerek nane ve doğranmış kabağın içinde kaynatılması ile yemeye hazır hale getirilir.

Halise: Kabuğu alınmış buğday ve Tavşan etinin tandırda kiremit kaplarda saatlerce tuz katmadan kaynatılıp hazır hale getirildikten sonra üzerine yağ ve tuz katmak suretiyle yemeye hazır hale getirilir.

Hasude: Hasuda tatlı bir yiyecektir.

Murtuğa: Un,şeker,süt ve su’nun karıştırılması ile yağda kızartılıp helva şekline getirildikten sonra içine ceviz içi,fındık atılabildiği gibi sade olarak ta yeme haline getirilir.

Ağrı'da Nerede Alışveriş Yapılır?

Tiftik Çorabı: Koyun ve keçilerden elde edilen yün ve tiftik: yöresel işleyiş biçimiyle, giyim eşyası olarak değerlendirilir.

Nazarlık Ve Üzerlik: Bunlar: mısır, arpa taneleri ve üzerlik otunun dizilmesiyle elde edilen, duvar süslemeleridir. Gerek inanç bakımından ve gerekse süsleme tekniği ve anlayışı olarak, bölgenin kültürel özelliklerini yansıtır. Turistik değer taşır.

Ağrı Devlet Daireleri İletişim Bilgileri

T.C. AĞRI VALİLİĞİ

Adres: Fırat Mahallesi Yaşar Kemal Caddesi Merkez/AĞRI
E-Posta: agri@icisleri.gov.tr
Telefon: 0472 215 10 01
Faks: 0472 215 13 92

AĞRI BELEDİYESİ

Adres: Atalay Caddesi 04100 Merkez / AĞRI
Telefon: 0472 215 11 90
E-Posta: info@agri.bel.tr

AĞRI EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

Adres: Leylek Pınar Mahallesi Vali Konağı Caddesi No:50 Merkez/AĞRI
E-mail: agri155@egm.gov.tr
Telefon: 0505 318 04 00 / 0472 215 23 (56-57-58)
Faks: 0472 215 19 51

AĞRI DEVLET HASTENESİ

Adres: Fırat Mahallesi, Ağrı Devlet Hst. Acil Girişi, 04200 Merkez/AĞRI
Santral Tel: 0472 215 10 56 - 215 87 10 - 215 63 63 - 215 18 16 - 215 62 11 - 216 56 91
E-Posta: agridevlet@gmail.com

AĞRI VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

Adres: Erzurum Cad. Hükümet Konağı K:3, Hükümet Konağı İçinde, Ağrı Merkez/ Ağrı
Tel: 0472 215 10 52 – 0472 215 86 46
Faks: 0472 215 17 85

AĞRI TAPU MÜDÜRLÜĞÜ

Adres: Fırat Mah. Erzurum Cad. Hükümet Binası Zemin Kat Merkez/AĞRI

Telefon: 0472 280 1010
Faks: 0472 215 1718
E-mail: agri-tsm@tkgm.gov.tr

AĞRI KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ

Adres: Fırat Mah. Erzurum Cad. Hükümet Binası Zemin Kat Merkez/AĞRI

Telefon: 0472 280 1028
Faks: 0472 215 1718
E-mail: agri-km@tkgm.gov.tr

AĞRI İL NÜFUS ve VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

Adres: Valilik Binası, Fırat mahallesi Yaşar Kemal Caddesi No:171 Ağrı
Telefon: 0472 215 10 90
Faks: 0472 215 10 90

 

Ağrı Haritası